Gündeme dön

Humus Yolu'ndan Valsesia'ya: Yerleşimci Zihniyetin Sınır Ötesi İzleri

uncivilized kanalının bu videosu, genç İsraillilerin ordu sonrası Himalaya rotalarından İtalya Alpleri'ndeki yeni topluluklara uzanan iki yerleşimci tipini aynı soruyla bağlıyor: Siyonizmin toprağa ve insana dair sömürgeci ilişkisi neden Filistin'le sınırlı kalmıyor?

Nodesdaily’e aktarım: (UTC+03:00)
YouTube'da izle — Yq_fWXKidhk
Okuma seçenekleri

Bu tarayıcıda cihazdan sesli okuma kullanılamıyor.

Kavram merceği

Bu görünümde geçen teknik kavramlardan birini seç. Genel tanımı, öğretici örneği ve haberdeki kullanımını birlikte oku.

Bu görünümde sözlüğümüzdeki kavramlardan biri bulunmadı. Sözlük henüz tüm terimleri kapsamıyor.

Video tek bir tezle açılıyor: İsrailliler yalnızca İsrail'de yerleşimci değil, dünyaya taşındıklarında da sömürgeci bir ilişkiyi beraberlerinde götürüyor. uncivilized, bu tezi iki figür üzerinden somutlaştırıyor. Biri, askerlikten taze çıkmış ve Hindistan'a ‘detoks’a giden genç gezgin; diğeri, demokrasiyi kaybettiği gerekçesiyle eşyasını toplayıp İtalya Alpleri'ne yerleşen liberal aile. Yüzeyde zıt görünen bu iki hareket, videoya göre aynı ideolojik üretim bandından çıkıyor: toprağı fethedilecek, kuralı esnetilecek bir alan olarak görmek.

Humus Yolu: Ordudan Sonraki Ayin

On sekiz yaşında liseden mezun olan Yahudi İsraillilerin büyük kısmı işgal ordusunda iki-üç yıl hizmet veriyor. Terhis sonrası ise on binler, aylarca süren ‘büyük yolculuğa’ çıkıyor; Hindistan bu rotanın kalbi. Öyle ki, kendi adıyla anılan Humus Yolu oluşmuş: Dharamkot, Old Manali, Vashisht ve özellikle Kasol — halk arasında ‘Küçük İsrail’ — İbranice tabelalar, falafel ve shakshuka servis eden kafeler ve İsrail, ABD, Kanada'dan gelen Habad hahamlarının kurduğu dini merkezlerle dolu. Bir hahamın deyimiyle burası ‘vahşi batı’ gibi, genç gezgine ‘istediklerini yapabilecekleri’ hissini veriyor. Güney ve Güneydoğu Asya'da bu his sistematik bir kuralsızlığa dönüşüyor: turist vizesiyle izinsiz işletme çalıştırma, geçim kaynakları üzerinde baskı, kiralık motosikleti benzini bitince yol kenarına bırakma, sadece İsraillilerin inşa edebildiği bir merkezin parti alanına dönüşmesi ve bazı işletmelerde yerel halkın dışlanması; Kasol'da 3:1’e varan oranlardan söz ediliyor. Video, her milliyetten kaba turist olabileceğini hatırlatıyor ama buradaki kayıtsızlığın münferit saygısızlığı aştığını, çünkü davranışın kültürel bir kodla gerekçelendirildiğini vurguluyor.

Frayer Olmamak ve ‘Olur, Hallederiz’ Kültürü

O kodu anlamak için video iki kavrama odaklanıyor. İlki ‘frayer’ — kelime anlamı ‘enayi’, ama İsrail’de enayilik saflık değil, fırsatı kaçırmak demek: Sırayı atlamamak, kuralı esnetmemek, araya kaynamamak. Enayi olmak, en ağır hakaretlerden biri. İkincisi, ‘yihye beseder’ ya da videoda ‘success method’ diye çevrilen yaklaşım: Birisi dur diyene kadar istediğini yap, engellenmezsen başarmışsındır. Anlatıcı kendi küçük köpeği Lily ile girdiği bir market örneğini veriyor — ‘kucağa al’ kuralını, denetleyen kişi ortada yokken delmesi — ve bunu ‘çok İsraili bir davranış’ diye etiketliyor. Kapıda ‘sıraya gir’ diyen görevliye ‘ayrılmış’ yalanı, gömleği yere atma sahneleri, hep aynı varsayıma dayanıyor: Sınırı zorlamanın zararı yok, durdurulmazsan kazandın.

Filistin’de bu mantığın ölçeği değişiyor. Videoda aktarılan güncel veri, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 700 binden fazla yerleşimcinin yaşadığı ve yerleşim genişlemesinin 2012’den 2022’ye 520 binden 700 binin üzerine çıktığı yönünde — Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi özetine de yansıyan bu artış, devlet arazisi ilanı, altyapı bağlama ve geriye dönük yasallaştırmalarla yürütülüyor. Videoya göre bu, dünyanın ne kadarını tolere edeceğini sürekli test eden bir genişleme. Ve bu testi mümkün kılan şiddet, koloni sınırları içinde kalmıyor; yerleşimciyle birlikte seyahat ediyor.

Şiddetin Bavulu ve ‘Kaslı Yahudilik’ Miti

Yurtdışındaki şiddet, videoda bir dizi kliple somutlanıyor: Bir adada yerel halkın şikâyet ettiği bir grubun kabadayılığı; İspanya’da bir kafedeki Filistin bayrağı sonrası CCTV kameralarını kırıp taş atma ve darp iddiası. Ardından daha gündelik bir agresyon geliyor: ‘Shakshuka sipariş ettim, bu ne? Pizza’ diyaloğu, ‘Afedersiniz kahvem nerede’ yerine doğrudan çıkışma. Video bunu ‘hutspa’ / ‘chutzpah’ özgüvenine bağlıyor. Tarihsel kök için Avrupa’da ‘zayıf, solgun’ diye stereotiplenen Yahudi imgesini ve erken Siyonistlerin buna tepki olarak ‘kaslı Yahudilik’ ve ‘yeni Yahudi’ idealini hatırlatıyor; hatta Holokost’tan kurtulanlara ‘kuzu gibi kasaplığa gitmekle’ suçlayan küçümsemeye atıf yapıyor. Nakba’nın faili kuşağın çocukları ve torunları olan bugünkü yerleşimciler için, bu şiddet istisna değil kültürün sürekliliği olarak sunuluyor.

Bu sürekliliğin diğer yüzünü görmek için video coğrafya değiştiriyor: Alpler’in altındaki Valsesia. ‘İtalya’nın en yeşil vadisi’ diye anılan, ormanlık dağlar ve sessiz kasabalardan oluşan bir bölge. Burada, İsrailli-İtalyan Ugo Luzzatti’nin 2023’te başlattığı Baita — videoda Progetto Beta — projesiyle Varallo ve çevresine yaklaşık 70-80 İsrailli aile yerleşmiş. Belediye başkanı Pietro Bondetti’nin İtalyan basınına açıklamaları, yeni gelenlerin terk edilmiş evleri satın alıp yenilediği, çocukların yerel okullara gittiği ve kasabanın ıssızlaşan bölümlerine hayat geldiği yönünde. Proje ‘kazan-kazan’ diye sunuluyor: Valsesia nüfus kaybediyor, bu aileler ise gerilimden uzak bir yer arıyor.

Valsesia’daki İkinci Tip Yerleşimci: Liberal Siyonizm

Gelenler orta sınıf, eğitimli, belirgin biçimde seküler ve kendilerini ‘iyi İsrailliler’ diye tanımlayan bir kesim. Göçün tetikleyicisi olarak 2023 başındaki yargı reformu gösteriliyor: Tel Aviv ve Kudüs'te on binlerin, hatta bir günde 100 binlerin sokağa döküldüğü, Netanyahu koalisyonunun Yüksek Mahkeme’nin yasaları iptal yetkisini budamayı ve yargıç atamalarında hükümet ağırlığını artırmayı hedefleyen planına karşı protestolar. Videoda bir protestocunun ‘30 yıldır bu ülkeyi kurtarmak için savaştım, şimdi diktatörlüğe karşı savaşıyorum’ sözü ve ‘kızımı demokratik olmayan bir ülkede büyütmeyeceğim’ diyen ebeveyn sesleri yer alıyor. Valsesia’ya yerleşen bir yaşam koçunun ise Ekim 2023 sonrası güvenli odadan ders vermek zorunda kalması, ayrılış kararını pekiştiriyor.

Video, bu grubun diline özellikle dikkat çekiyor. Vadi, yüzyıllık kendi tarihi olan bir yerleşim yeri olarak değil, ‘bakir, masum ama aynı zamanda açık; döllenmeyi bekleyen’ bir yer olarak tasvir ediliyor. Filistin için de benzer bir değersizleştirme duyuluyor: ‘İsrail, Suriye veya Suudi Arabistan’la kıyasla güzel olabilir ama Alpler bambaşka bir dünya.’ Videonun notu keskin: Röportajlardaki yerleşimcilerin hepsi zaten başka bir yerden gelmiş yerleşimciler; ‘yerleşimci olmak, toprakla ilişki kurmamaktır, sadece yerleşilecek bir yer olarak görmektir.’ Bu yüzden proje, eve dönüş anlatısına rağmen, ‘burada olmuyorsa başka bir yerde denerim’ hakkını kendinde gören bir entitlemanga dayanıyor. En büyük tehdidin ‘din’ olduğu ve ‘toprak kavgasıyla din çatışması birleşince yaşanmaz hale geldiği’ gibi cümleler, videoya göre faili mağdurlaştıran bir körlüğü ele veriyor.

Kurbanlık Eğitimi ve Küresel Yerleşim Ağı

Bu körlüğün kaynağını video, erken yaşta başlayan Holokost eğitiminde arıyor: kreşten mezuniyete kadar sürüp giden, her yıl on binlerce lise öğrencisinin Polonya’ya taşındığı, sürgün-perseküsyon-felaket anlatılarıyla örülü ve ‘tarih her an tekerrür edebilir’ hissiyle çerçevelenen bir pedagoji. On sekiz yaşında herkesin orduya girdiği bir düzende, bu mağduriyet sürekliliği, savaş suçlarına bulaşmış askerlerin bile Siyonist projeye inanmayı sürdürmesini açıklayan mekanizma olarak sunuluyor. Terapistin danışanlarında gördüğü tablo — ‘çoğu neden savaşa gittiğini çok iyi anlıyor, pişman değil’ — ve Valsesia’daki ailelerin ‘Netanyahu, dincilik, işgal’ eleştirisi HİÇBİRİNDE devletin etno-milliyetçi sömürge temelini sorgulamıyor; sorun sapma olarak kodlanıyor, proje değil. Güneş bir fantezide batınca bir diğerinde doğuyor: New Israeli Village, Israel 2.0, Noah’s Ark 2.0, Plan B gibi şehir-kurma ve büyük arazi alımı planları; Kıbrıs, Yunanistan, Portekiz, ABD opsiyonları.

Ağ, bireysel emlak alımlarını aşıyor. Atina’da neredeyse her duvarda İsrail karşıtı grafiti, Selanik dışındaki ‘kabutalar’, soykırım sonrası travma için eko-rehabilitasyon kampları ve Kıbrıs’ta yoğun mülk alımları anlatılıyor. Üst katmanda Yunanistan ve Kıbrıs hükümetlerinin İsrail’le savunma, diplomasi ve enerjide yakınlaşması var. Videoda bir yorumcu, İsrail ordusu ve hava kuvvetlerine Yunan hava sahası ve topraklarında hükümet onayı bile aranmadan tatbikat yapma hakkı veren anlaşmayı ‘oldukça sömürgeci’ diye niteliyor; eğitimlerin büyük kısmının Kıbrıs’ta yapıldığı belirtiliyor. İsrail’in ‘Achilles Shield’ benzeri çok katmanlı hava savunma mimarisi ve 3 milyar avroluk tedarik planları gibi güncel savunma haberleri, bu eksenin yalnızca söylemde kalmadığını düşündürüyor. Sonuçta ortaya ‘uydu ülke’ benzetmesi çıkıyor.

Kapanışta video ironiyi tek cümleye sıkıştırıyor: İsrailliler ‘detoks’, ‘kendini bulma’ veya daha az gerilimli bir hayat arayışıyla dünyayı dolaşıp yeni vadilere yerleşirken, bu fanteziyi var eden koşullarda yerinden edilen Filistinliler Filistin içinde bile zar zor hareket edebiliyor. Buradaki hareket serbestliği ile oradaki hareketsizlik arasındaki uçurum, videoya göre tesadüf değil, ideolojinin kartviziti. Yerleşimcilik bir sınır çizgisine bağlı değil; sınırı geçen yerleşimci, yerleşimci olmaktan çıkmıyor.

Görsel: nodesdaily AI

AI yorumu

"Benim okumamda videonun gücü tek bir coğrafyaya saplanmaması: Tayland'ın tozlu misafirhanesiyle Valsesia'nın taş evi aynı kültürel kodla — frayer olmamak ve sınır zorlamak — birbirine bağlanıyor. Ve tam bu yüzden en rahatsız edici kare, şiddet değil, ‘bakir ve döllenmeyi bekleyen vadi’ cümlesi."

AI değerlendirmesi

Videoyu güçlü kılan şey iki ayrı dünyayı tek bir sosyolojik mekanizmayla açıklaması: Frayer olmama ve sınır zorlamayı ödüllendiren gündelik etik, hem Kasol’daki vizesiz işletmeyi hem de Valsesia’daki ‘döllenmeyi bekleyen vadi’ metaforunu aynı kaynaktan besliyor. Özellikle İtalyan yerel basını ve BM verileriyle kesişen noktalar — 700 bin yerleşimci eşiği, 2023 yargı reformu protestolarının ölçeği, Varallo’ya 70 ailenin gelişi — tezi anekdottan çıkarıp ölçülebilir bir zemine taşıyor. Bu isabet, videoyu slogan değil, kontrol edilebilir iddia düzeyine yükseltiyor.

Zayıf karın ise genelleme riski. Video, Himalaya’daki kural ihlallerinden Siyonizmin özüne sıçrarken, aynı yoldan geçen ve sorunsuz yaşayan İsrailliler ile başka milliyetlerden benzer kural tanımaz turistleri sistematik biçimde karşılaştırmıyor. Agresyonu ‘kaslı Yahudilik’ kökenine bağlayan tarihsel yay, güçlü bir yorum ama nedenselliği tek çizgide anlatıyor; ekonomik teşvikler, turizm endüstrisinin kendisi ve Hindistan/Tayland tarafındaki düzenleme boşlukları yeterince tartılmıyor. Bu boşluk, eleştirinin haklı öfkesini zayıflatmıyor ama açıklayıcılığını daraltıyor.

Pratikte çıkarım iki yönlü. Hindistan, Tayland, Yunanistan, Kıbrıs ve İtalya hattında yerel yönetimler için mesele vize ve mülkiyet denetimi kadar anlatı denetimi: ‘Kazan-kazan’ sunumunun cazibesi, terk edilmiş evlerin yenilenmesi gibi gerçek faydaları gölgelemeden, kalıcı nüfus transferinin uzun vadeli konut, okul ve siyasal temsil etkilerini masaya koymayı gerektiriyor. Göç eden aileler açısından ise ‘iyi İsrailli’ self-narrative’i, Siyonizmi yalnızca hükümet pratiğine indirgediğinde, gittiği yerde aynı yerleşimci dili — bakir toprak, ferahlık, ferahlığın hakkı — yeniden üretiyor.

Benim terazimde video, iki tip yerleşimciyi karşı karşıya koymak yerine aynileştirerek önemli bir düzeltme yapıyor, ama çözüm önermiyor ve önermek zorunda da değil. Değer burada teşhiste: sınırın nerede çekileceğini sürekli test eden bir kültür, durdurulmadığında yerleşim üretmeye devam eder. Bunu yalnızca Filistin’de değil, Kasol’da ve Varallo’da da görmek, ‘uzak kriz’ konforunu bozuyor ve izleyiciyi daha rahatsız ama daha dürüst bir soruya itiyor: Hangi kapılar, kime, hangi koşulla açılıyor ve kim hareket edemez halde tutuluyor?

Kaynaklar

8 bağlantı; bunları kullanan başka yayımlanmış haber yok. Aynı bağlantıyı paylaşan haberler birbirini doğrulamış sayılmaz; kaynağın kökeni bağlantı sayısından çıkarılmaz.

israil · yerlesim · valsasia · humus yolu · kasol · siyonizm · goc

Konuyu takip et

Bu haberden önce

Aynı olayla editör tarafından ilişkilendirilmiş önceki haberlerden kısa bir okuma sırası.

Kanıt ve kaynaklar

İzinli kaynak metnini, sürümünü ve köken bilgisini incele.

KAYNAKLARLA OKU

Bu haberi açalım.

Hesap kontrol ediliyor…